Spor ve Cinsellik

Sporun adet görme, üreme sistemi ve hamilelikteki etkileri:

Bayan atletlerde, egzersizlere bağlı menstroel bozukluklar uzun süredir bilinen bir sendromdur. Genelde sıklıkla, ağırlıkları idealin altında olan ve ağır spor yapan atlet kadınlarda görülür. Burada sık rastlanan üç önemli sorun vardır.

  1. İlk adet görme yaşında gecikme,
  2. Adet görememe,
  3. Adet düzensizlikleri.

Ancak bunu tek başına sporun sorumluluğuna yüklemek yanlış olur. Beraberinde; düşük vücut ağırlığı, beslenme değişiklikleri, yeme bozuklukları, eksik beslenme, ani kilo kayıpları, yarışma stresi, kadının kendinden kaynaklanan geç adet görme veya daha önce adet düzensizliği olması gibi sebeplere de bağlıdır.

Geç ve düzensiz adet görme veya hiç görememe, özellikle genç kızlarda ve bale, paten, koşu, yüzme, jimnastik vs. gibi ağır ve hareketli spor dallarıyla uğraşanlarda görülür. Balerinlerde %5-40 arasında geç adet görme olup, ilk adetlerini 20 li yaşların başlarında görenler bile vardır. Buna rağmen bu durum genelde büyüme ve gelişmelerini etkilememektedir. Keza atletizm yapan kadınların %2-20, profesyonel dansçıların ve yüklü yarışma ve antrenman programı olan ve ağır spor yapıp yeterince beslenemeyen kadın sporcuların %30-50 sinde görülür, özellikle aşırı yüklemeli sportif devrelerde ve buna bağlı diyet ve kilo kayıplarında, adet dönemleri arasında uzama veya kısalmalar olabilir.

Başka bir neden yoksa sportif faaliyetleri azaltmak ve beslenme takviyesiyle bu durumları normale döner. Konu ile ilgili uzmanlar, stresin, yarışma heyecanının, yorgunluğun, vücuttaki yağ hücrelerinin vücudun diğer hücrelerine nazaran oranının azalması, aşırı yağsız diyetlerin bu konuda daha büyük etki yaptıklarına inanıyorlar. Bu gibi durumlarda kadın yumurtalıkları, adet dönemi içinde, rahim iç duvarlarının kalınlaşıp daha sonra da parçalanmasına sebep olan östrojen hormonunu ya üretmemekte veya çok az üretebilmektedir.

Bu durumlarda şayet aynı şartlar altında bir süre daha devam etmeniz gerekiyorsa, doktor kanalıyla ve sık olmamak şartıyla düşük dozda östrojen takviyesi yapılabilir. Ancak kadın sporcularda senelerce devam eden östrojen salgılama azlığı, ilerideki yıllarda, kadınların önemli sorunu olan kemik erimesi, kırılma ve çatlamalarına sebep olan “Ostcoporoz” a neden olur. Ayrıca cinsel ilişkide bulunan kadın sporculara uzmanların tavsiyesi; bu duruma kanarak üreme sisteminin durmuş olduğu fikrine kapılarak doğum kontrolü ile ilgili koruyucu tedbirleri bırakmamalarıdır. Çünkü herhangi bir zamanda yumurtlanabilir ve istenmeyen hamilelik durumları ortaya çıkabilir.

Sportif açıdan, kimyasal maddelerle, kadınlarda menstruasyon’un (adet kanaması, aybaşı hali) geciktirilmesi veya öne alınması:

Sporda, güç verimine etki eden faktörlerinin ince noktalarına kadar incelenip, başarının hiçbir şekilde tesadüflere bırakılmak istenmediği günümüzde, kadın sporcuların güç verimine etki eden Menstruasyon (aybaşı hali) durumu birçok biyolog ve biyokimyacı tarafından ele alınarak incelenmiştir.

Menstruasyon un, kadın cinsiyet organında hormonların etkisiyle gelişen yumurtanın, döllenme olmadığı taktirde, 3-6 gün arasında, kanamalı bir şekilde dışarı atılma hali olduğunu açıklamıştık.

Kötü eğitim, iyi gelişmemiş cinsiyet organları, yumurtalık iltihaplan, psikolojik sorunlar, etraflarından öyle görüp şartlanmalar ve daha birçok sebepten, ay hali kadınlarda büyük çoğunlukla ağrılı bir şekilde geçer. Kiminde ateş çıkar, korkunç sancılar olur ve bu süreyi yatakta geçirenler bile olmaktadır. Sözünü ettiğim bu etmenler, gerek fiziki ve gerekse psikolojik yönden kadının verim gücünü olumsuz şekilde etkiler. Örneğin; özellikle Dr. Bauscnvvcİn’in yaptığı birçok sportif güç verimi testleri ile aktif spor yapan kadın sporcularda, ay hali esnasında %39 unun, ay hali başlamadan kısa süre önceki günlerde ise %66 sının güç verimlerinde büyük düşüşler tespit edilmiştir.

Prof.Dr.Noack ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmalarda ise; Kadında en yüksek güç veriminin, ay hali bitimini takip eden 6 ile 14 cü günler arasında olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular ışığında, bir kadın sporcunun güçsel veriminin en yüksek olduğu, tarihlerde yarışma yapması tercih edilir. Tabiatın normal koşulları içerisinde bu ayarlanamayacağı için, bugünkü kimyasal gelişim ve bu gelişmenin ürünü olan maddelerle, bir antrenör, kadın sporcusunun ay halini, yapılacak yarışma tarihine uygun olacak şekilde, ileri-geri oynatabilmektedir. Bunun için en çok kullanılan ilaç Schering ilaç firmasının “Primosiston” isimli ilacıdır.

Aybaşı halini ertelemek için:

Primosiston hap olarak kullanılacaksa, beklenen adet gününden üç gün önce başlayarak, sabah, öğle ve akşam olmak üzere günde üç defa birer tablet alınır. Tabletler alındığı sürece de ay hali olmaz. Primosiston iğne olarak kullanılacaksa, beklenen adet gününden üç gün önce, bir ampul enjekte edilir. Bu da adet görme tarihini, beklendiğinden yaklaşık olarak sekiz gün sonraya erteler.

Aybaşı halini öne almak için:

Primosiston gene hap olarak kullanılacaksa, ay hali bitimi gününü takip eden 5. günden başlayarak, on gün süre ile, günde üç defa birer tablet alınır. 15. gün tablet alımı kesilirse, sonraki ikinci ay halı 16-19 günler arasında meydana gelir.

Bir örnek vermek gerekirse: Bir kadının en yüksek verim gücüne, ay hali bitimini takip eden 6-14 günler arasında eriştiğini açıklamıştım. Bir kadın sporcunun 13 Ağustos tarihinde önemli bir yarışması olduğunu farz edersek ve kadın sporcu da o tarihte ay halini görecekse, bu durumda güç verimi yönünden, en düşük seviyedeki olumsuz durumunda yarışmaya katılması gerekecektir. Aynı sporcunun ay hali, kimyasal maddelerle, örneğin 1 Ağustos tarihinde başlatılırsa, bu taktirde kadın sporcu, ay hali on gün önce oluşacağı için, yarışmanın başladığı 13 Ağustos tarihinde, ay halinin bitimini takip eden 7-8 günlerde, yarışmalara en yüksek verim durumunda katılabilme imkanını bulacaktır. Bu da kendisine ayrıca moral de kazandıracaktır.

Bu şekilde alınan maddelerle kadın sporcunun ay hali istenildiği gibi ayarlanabilmektedir. Ancak bu tür ayarlamalar, çok genç yaşlardan itibaren çok sık yapılırsa, ileride fiziki ve ruhi dengesizliklere, hormon bozukluklarına yol açabileceği de göz ardı edilmemelidir. Bu evlenme gününün (zifaf-gerdek) ay haline rastlamaması açısından da önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir