Ayurveda Etki Mekanizması Nedir?

Ayurveda’nm bedenin çalışma mekanizmasına etkisi vardır. İlk olarak beden özelliklerini ortaya çıkarır ve sonra o bedenin eksik yönlerini güçlendirmeye yönelik tavsiyelerde bulunmaya başlar. Ayurveda, güçlü yönü azaltmaya, zayıf özellikleri güçlendirmeye yönelik olduğundan; aslında bu tedavi genel olarak beden dengeleyicisi olarak etki etmektedir.

Ayurveda, aslen vücuttaki dosha dengesizliklerini ortadan kaldırarak sağlığa olumlu yönde etki eder. Bu dengesizlikler, hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Vücut tipi olan dosha dengesizliklerinin ortadan kalkması ile tüm organlar zorlanmadan çalışmaya başlayacaktır. Bu tedaviyle bedenin önünde bulunan engeller kalkar ve yüksek bir performansın ortaya çıkması sağlanır.

Vücut tiplerinin bilinmesi ve onların dengelenmesi bu tedavinin özünü teşkil eder. Her vücut tipinin kendine has özellikleri olduğu gibi hastalıkları da bu özelliklerde medyana gelen değişimlerle karakterizedir. Bu yüzden tedavinin düzenlenmesinde vücut tipinin belirlenmesi gerekir.

Tüm düzenleme ve programlama vücut tipinin dengelenmesine yöneliktir. Kronik birçok rahatsızlık, verilen dengeleyici diyetle hemen değil; ama bozukluğun derecesine ve uygulanan diyetin disiplinine bağlı olarak bir süre sonra düzelmeye başlar. Bu süre her insan için farklıdır. Vücut dengesi yerine geldikçe Ayurveda hekimleri, “Taşlar yerine oturuyor” diyerek bu durumu açıklarlar. Taşların yerine oturması, vücut tipinde sık görülen hastalıkların oluşma zemininin ortadan kalkması demektir. Örneğin kapha beden tipinde kanın kirlenmesine bağlı dolaşımın bozulması sonucu depresyon sıkça rastlanılan bir hastalık olarak dikkat çeker. Kapha beden tipi dengeleyici diyet kanın seyreltilerek sulandırılmasını, temizlenmesini, dolaşımın düzenlenmesini, böylelikle nöron sinapsları arasındaki nörotransmitter geçişin hızlanmasını sağlayarak depresyonu ortadan kaldırır.

Daha az uykuya gereksinim duyarlar. Uykuları hafiftir. Gece uykuları uyanıklık dönemleriyle kesintiye uğrar. Çok aktif olma eğilimindedirler. Kabızlık çekerler ve bağırsaklarında gaz birikmesi meydana gelir.

Vatanın baskın olduğu kişiler, çok uyanık, hızlı, aktif bir zihne sahiplerdir. Çabuk kavrama ve öğrenme yetenekleri vardır. Yakın hafızaları iyi; ama uzun hafızaları kötüdür. Çabuk Öğrenir ve çabuk unuturlar.

Vatalar yapmaya başladığı bir eylemi sonuçlandırmadan yarım bırakarak başka bir işe yönelebilirler. Alışverişte karar veremeyerek saatlerce çarşı pazar dolaşıp bir şey alamayan kişilerdir. Karar verme alışkanlıkları alışverişleri dışında genel olarak sorunlu değildir.

Vatalar süratli hareket eder, çabuk düşünür ve hızlı konuşurlar. İnce ve rafine düşünebilme potansiyelleri yüksektir. Vata doshası dengeli olan kişiler, çok yaratıcı ve neşeli olurlar. Kolayca arkadaşlık kurar ve pek çok kişiyle iletişim halinde olurlar. Bu denge bozulduğunda kendilerini suçlama, endişelenme, gerileme, aşırı derecede duyarlı olma eğilimlerine girerler.

Anlamsızca savurganlıkları vardır. Paralarını, enerjilerini ve zamanlarını lüzumsuzca harcamaya eğilimlidirler. Bu tip tekiler depresyona girdiklerinde, kapha depresyonundan farklı olarak çok hareketli, aceleci, çok konuşkan olurlar. Ruhsal ve bedensel olarak dağılma ve kendilerini kontrol edememe duygusu yaşarlar.

Elleri ve ayaklan bir türlü ısınmaz. Hava rüzgârlı olduğunda, ani hava değişikliklerinde ve uzun süre aç kaldıklarında baş ve karınlarında ağrı meydana gelir.

Sabahları erken kalkarlar. Uyandıklarında dinlenmiş olduklarını hissedebilirler. Akşam çabuk yorgun düşerler. Kaphalarda ise tam tersine sabah mahmurluğu uzun sürer; ama gecenin ilerleyen saatlerine kadar dinç kalabilirler.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir